Breaking News

Popular News

Enter your email address below and subscribe to our newsletter

Güliz Oral ile Halkla İlişkiler Üzerine Söyleşi

Share your love

Arka Plan reklam ajansı Planlama Uzmanı Güliz Oral ile kariyeri, kampanya süreçlerindeki çalışmaları, ekip içi rekabet, kriz yönetimi gibi birçok konu hakkında keyifli bir söyleşi gerçekleştirdik.

1) Eğitim ve kariyer geçmişinizden bahsedebilir misiniz?

İsmim Güliz Oral, Marmara Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunuyum. İlk kariyer deneyimimi o zamanlar okulun ilan panosunda asılı olan ‘Gezitta’ ismindeki seyahat sitesinde gönüllü içerik yazarı olarak kazandım. Daha sonra ilk stajımı İstanbul’da global bir halkla ilişkiler ajansı olan Effect BCW’da yaptım. General Electric, ThyssenKrupp, Fairmont Quasar İstanbul vb. markaların aylık medya raporlarının hazırlık süreçlerine destek, basın bülteni yazımı, lcv alma vb. çalışmalarda aktif rol aldım. İkinci staj deneyimimi Bursa’da Kalyon Medya reklam ajansında içerik üretimi ve sosyal medya yönetimi alanlarında çalışarak gerçekleştirdim. Mezun olduktan sonra Bursa’da Arka Plan reklam ajansında Planlama Uzmanı olarak çalıştım.

2) Halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim olarak neler yapıyorsunuz?

İstanbul ile karşılaştırıldığında Bursa’da halkla ilişkiler disiplinine yaklaşımın biraz daha bütüncül olduğunu söyleyebilirim. Daha açık bir ifadeyle halkla ilişkiler çalışmalarının, reklamcılık ve sosyal medya yönetimi alanlarıyla iç içe geçmiş bir şekilde ilerlediğini gözlemledim. Tekstil ve otomotiv sektörlerinin, diğer sektörlere göre pasta payının yüksek olduğu Bursa’da, özellikle B2B alanda faaliyetlerini sürdüren firmalar için halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim çalışmalarının büyük bir kısmını kurumsal kimlik çalışmalarını güçlendirme, itibar yönetimi, sosyal medya yönetimi, kurum içi iletişim çalışmalarını güçlendirme (bu madde genellikle İnsan Kaynakları departmanıyla birlikte aksiyon alınan bir alanı kapsamaktadır ), kurumsal basılı/dijital yayın çalışmaları vb. alanlarda yoğunlaştığını belirtmek istiyorum.

3) Geçmişte ve bugün yapılan halkla ilişkiler çalışmaları arasında ne gibi farklılıklar var?

Günümüzde hem halkla ilişkiler alanında yapılan akademik ve sektörel araştırmaların artması, hem de dijitalleşmenin hayatlarımıza getirdiği değişim ve kazandırdığı dönüşüm halkla ilişkiler kavramının farkındalığını arttırdı. Geçmişte yazılı basın araçları olarak örneklendirebileceğimiz gazete ve dergiler günümüzde bir tık uzağımızda. Hedef kitlenin halkla ilişkiler mesajına (kampanya, tanıtım, event vb.) ulaşma, mesajı anlamlandırma ve buna göre karar alma süreci geçmişteki halkla ilişkiler çalışmalarına göre çok hızlandı. Aynı zamanda dijitalleşme ile birlikte hedef kitleye verilecek halkla ilişkiler mesajın belirlenmesinde, hedef kitlenin doğrudan söz sahibi olduğu kaçınılamaz bir gerçektir.

4) Türkiye’de ve dünyadaki halkla ilişkilere yaklaşımı nasıl değerlendiriyorlar?

Dijitalleşmenin markaların oluşum, büyüme ve olgunlaşma süreçlerine katkısı her geçen gün önemini arttırıyor. Bu sebeple özellikle markaların dijital halkla ilişkiler (dijital pr) alanında yapılan çalışmalara yatırımlarını arttırdığını söyleyebiliriz. Örneğin lansman, tanıtım, davet ve organizasyonların fiziki alanlarla birlikte dijital platformlara taşınması, kurumsal halkla ilişkiler çalışmalarında kurum içi dijital iletişim sistemlerinin çoğalması, hem gerçek hem sanal dijital içerik üreticileri ( influencerlar ) ile yapılan çalışmalar hem Türkiye’de hem de dünyada sektörün farkındalığını ve bilinirliğini parlatmıştır.

5) Halkla ilişkiler birimi olarak yönetime ve yönetim kararlarına ne kadar yakınlar?

Halkla ilişkiler birimi, yönetim kararlarından doğrudan etkilenen; bununla birlikte yönetim kararlarını da doğrudan ve dolaylı yoldan etkileme potansiyeli güçlü bir birimdir. Gözlemlediğim kadarıyla ağırlıklı olarak kurumsal halkla ilişkiler çalışmalarında, pazarlama halkla ilişkileri çalışmalarından farklı olarak kurum kimliği, kurum imajı ve kurum ününün ön planda olması, bu üç alanda yapılan veya yapılacak olan halkla ilişkiler çalışmalarında yönetim ve yönetim kararlarından doğrudan etkilenildiğini göstermektedir.

6) Bir halkla ilişkiler etkinliğini veya kampanyasını yaparken hangi süreçlere nasıl dikkat ediyorlar?

Halkla ilişkiler disiplinini bir sosyal mühendislik alanı olarak tanımlayabiliriz. Pazar, rakip ve hedef kitle… Bu üç unsurun kapsamlı analizi, kapsamlı analizinden sonra doğru verinin seçilmesi, seçilen veri seti ışığında yaratıcı, akılda kalıcı ve kitleleri etkileme potansiyeli yüksek bir halkla ilişkiler plan ve stratejisinin oluşturulması, halkla ilişkiler faaliyeti olarak yapılan çalışmaların daha sonraki çalışmalara kaynak teşkil etmesi amacıyla değerlendirilip raporlanması başarılı bir halkla ilişkiler iletişim yönetimi sürecini oluşturmaktadır. Anahtar kelimelerimiz ‘araştırma, planlama, uygulama ve değerlendirme’.

7) Ekip içi rekabetin verimliliği arttırdığını düşünüyor musunuz?

Ekip içi rekabetin değil, takım ruhu ve iş birliğinin verimliliği arttırdığını düşünüyorum. Ekip içinde rekabet durumunun oluşması, kopukluklar yaşamanıza neden olur. Bu durum da verimliliği arttırmaz, tam tersi olumsuz yönde etkiler.

8) Markalarla ilgili yaşanan krizleri nasıl yönetirsiniz?

Halkla ilişkiler çalışmalarında alınan veya alınacak kararlarda proaktif ve reaktif yaklaşımlarının çizgisinin doğru tespit edilmesi gerektiğini savunuyorum. Bu sayede yaşanan veya yaşanabilecek kriz senaryoları için kriz iletişimi planı hazırlayabilir, kriz yönetimi sürecini minimum veya 0 kayıpla yönetebilirsiniz. Detaylı bir pazar araştırması, kapsamlı bir rakip analizi, Instagram, YouTube vb. dijital medya platformları aracılığıyla yapılacak bir hedef kitle analizi sizin halkla ilişkiler çalışmalarınızı proaktif bir şekilde yürütmenize olanak sağlar. Aynı zamanda sosyal medya platformları aracılığıyla yapacağınız hedef kitle analizinde, hedef kitlenizin istek ve beklentilerine birincil kaynaktan ulaşacağınız için zamandan ve bütçeden tasarruf sağlayabilirsiniz.

9) Pandemi dönemi halkla ilişkiler çalışmalarını nasıl etkiledi?

Pandemi dönemi halkla ilişkiler çalışmalarında dijital dönüşümün önemini bir kez daha fark etmemize sebep oldu. Pandemi öncesinde, özellikle halkla ilişkiler çalışmaları içerisine alabileceğimiz davet ve organizasyonların katılımcı kitlesi gazeteciler, kanaat önderleri, ünlüler vb. kesimden oluşurken; pandemiden sonra halkla ilişkiler çalışmalarında influencer olarak tanımlanan dijital içerik üreticilerinin önemi daha da arttı. Pandemiden sonra markaların (özellikle B2C iş modelinde faaliyet gösteren markaların) pazarlama halkla ilişkileri çalışmalarında dijital içerik üreticileriyle çalışmaları ve bu dijital üreticilerin Instagram, YouTube, TikTok vb. platformlarda viral olma potansiyeli yüksek içeriklerle hedef kitlelere mesajlarını iletmeleri pandemi dönemi ve pandemi sonrası halkla ilişkiler çalışmalarında dijitalleşmenin önemine örnek gösterilebilir.

10) İyi bir halkla ilişkiler uzmanı olabilmek için tavsiyeleriniz nelerdir?

İnsan var olduğu sürece halkla ilişkiler mesleği de önemini her geçen gün arttıracak. İnsanı anlatan, insanı anlamlandıran bu meslekte başarılı olmak istiyorsanız sosyal becerilerinizi güçlendirmenizi, ilgi duyduğunuz alanlarda kendinizi en iyi şekilde geliştirmenizi, bununla birlikte farklı alanlarda da sosyal bir ortamda söz sahibi olabilecek kadar bilgi birikiminizin olmasını tavsiye ediyorum. Sakıp Sabancı’nın dediği gibi: ‘Her şeyin bir şeyini, bir şeyin her şeyini bileceksin.’

11) Türkiye’de halkla ilişkiler sektörünün negatif yönleri nelerdir?

Halkla ilişkiler disiplininin iş tanımının diğer sektörlere kıyasla zor olması, interdisipliner bir çalışma sistemi gerektirmesi farklı görüş açılarına göre negatif olarak yorumlansa da aslında negatif yön olarak gördüğümüz bu tarz durumları bir fırsata çevirebilmek mümkün. Dijitalleşme süreçlerin kurumlar ve markalar açısından ivedi bir şekilde yükseldiği bu dönemde halkla ilişkiler çalışmalarında hedef kitleye erişim oranının yüzdesi gözle görülür bir şekilde artmış bulunmaktadır. Araştırma, planlama, uygulama ve değerlendirme süreçlerinin hızlanması, hedef kitleye doğrudan erişim imkanlarının artması, hedef kitlenin söz sahipliğinin güçlü bir konumda olması negatif yönlerin önüne ket vurarak, halkla ilişkiler sektörünün ilerlemesine hız kazandırmıştır.

Röportajı Hazırlayanlar; Ali Osman Kuriş, Furkan Alper, Kaan Kılıç, Ömer Faruk Turnalar

Share your love
Ahmet BULDUR
Ahmet BULDUR
Articles: 41

Leave a Reply

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Stay informed and not overwhelmed, subscribe now!