Newsletter Subscribe
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
Enter your email address below and subscribe to our newsletter
Aygaz Kurumsal İletişim Müdürü Fulya Kanbek ile kurumsal iletişim çalışmaları, pandemi döneminin ve dijitalleşmenin Aygaz üzerindeki etkileri gibi birçok konu hakkında röportaj gerçekleştirdik.
Eğitim ve kariyer geçmişinizden bahsedebilir misiniz?
İstanbul Üniversitesi Halka İlişkiler ve Tanıtım mezunuyum. Yüksek lisans yapmadım. Üniversitem devam ederken reklam ve halka ilişkiler ajanslarında çalıştım. 16 yıldır Aygaz’da çalışıyorum.
Üniversite yıllarında -özellikle mesleğe atılmak açısından- neler yaptınız?
Halka ilişkiler ajanslarında kısa ve uzun stajlar yaptım, 1 seneye yakın da küçük bir reklam ajansında müşteri ilişkileri tarafında çalıştım. Okulumuz ve öğretmenlerimiz mesleğe erken atılmak açısından destekleyiciydi.
Kurumsal iletişimi nasıl tanımlıyorsunuz?
Çok özetle bir kurumun itibarını korumaya ve arttırmaya yönelik yapılabilecek iletişim faaliyetlerinin bütünü. Hem içerde hem dışarda 360 derece iletişimi gerektiren bir süreç.
Kurumsal İletişim Müdürü olarak Aygaz’da neler yapıyorsunuz?
Farklı şirketlerde farklı yapılar olabilir. Kurumsal iletişim ismi birtakım yapıları da beraberinde ayırdı. Şirketin bir kurumsal olarak varlığı var bir tarafta da ürettiği ürünler, tüketiciye dokunduğu alanlar var. Halkla ilişkiler olarak anılırken bu kavramlar biraz daha iç içeydi. Kurumsal iletişim bu kavramları bir çatı altında ayrı kulvarlara ayırdı. Mesela pazarlama iletişimi tarafı, yani ürün ve tüketiciye dokunan taraf şu an kurumsal iletişimden biraz ayrı. Dolayısıyla biz ürünün kendisiyle ilgilenmiyoruz. Daha çok sponsorluklar, fuarlara katılım gibi imaja yönelik ve çalışanların motivasyonlarına yönelik iç iletişime yönelik çalışıyoruz. İşveren markası odaklı çalışmalar yürütürken insan kaynakları birimiyle birlikte çalışıyoruz. Basın iletişimi ile tüketiciye dokunuyoruz tabi ama orada asıl kamuoyuna dokunuyoruz. Kurumsal sosyal medya hesaplarını yönetiyoruz. Ürün hesaplarını pazarlama birimleri yönetiyor. Kurumsal sosyal sorumluluk projeleri de bizim sorumluluğumuzda.
Bir kurumsal iletişimcinin yetkinlikleri ne olmalı?
Gözünün kulağının açık olması lazım; gündemi iyi takip etmesi ve çok okuması lazım. Yaratıcılık kaslarının gelişmiş olması lazım, kriz yönetimi iyi olmalı. Departmanlar arası iletişim önemli olduğundan, iletişim tabii kuvvetli olmalı. Yönetime yönelik ikna yeteneği kuvvetli olmalı. Metin yazımı kuvvetli olmalı, dil becerileri önemli. Görsel dili okuması kuvvetli olmalı, estetik algısının kuvvetli olması lazım. Etkinlik yönetimi yapabiliyor olmak önemli.
Türkiye ve dünyada halka ilişkilere bakış açısını nasıl buluyorsunuz?
Biraz acıklı fakat ismimiz halka ilişkilerken biraz daha anlaşılması dışardan zordu, biraz isimden gelen itibar düşüklüğü vardı. Kurumsal iletişim olduktan sonra biraz daha ağırlığı olmaya başladı ama şu an bence özellikle Türkiye dışında kurumsal iletişimin yönetimde bu denli bulunabilmesi güzel. Yönetim kurulu toplantılarına katılabiliyoruz. Eskiye göre daha itibarlı olduğunu düşünüyorum. Dünya bizden çok daha ilerde. Şu an çoğu işimi genel müdürle birebir iletişim halinde yapıyorum.
Mesleğe başladığınızdan beri, pandemi de dahil olmak üzere meslekte neler değişti?
İlk dönemlerde dijital iletişim bu denli yaygın olmadığı için kriz yönetmek daha kolaydı, çünkü krize sebep olabilecek bilgiler bu denli hızlı yayılamıyordu. Şu an kriz yönetimi çok zorlaştı, siz bir yandan bir şeyi düzeltmeye çalışırken konu bambaşka bir yere gitmiş olabiliyor. Şu an krizi yönetmek için planlama ve bu planların senaryolarının çalışılmış olması çok önemli fakat dijital çağda başınıza bu senaryoların dışında bir şeyler gelme olasılığı çok yüksek. Kriz iletişiminin sadece kurumsal iletişim departmanının sorumluluğunda olmaması gerekiyor, farklı departmanların katılımıyla bir kurumsal risk yönetimi ekibi oluşturulması gerekiyor çünkü kriz bütün departmanları ilgilendiriyor. Pandemi dönemi pek çok sektör için krizli bir dönemdi. Hem içerdeki sorunlar hem tamamen online sistemlere taşınmak zor bir süreçti. Çalışan motivasyonlarını arttırmak zorlayıcıydı. Evden çalışmaya entegre olmak zorlayıcıydı. Satış tarafında farklı ürün gruplarının satış dengeleri değişti, insanlar evde olduğundan dolayı mutfak tipi tüp satışlarımız artarken otogaz satışlarımız düştü. Çoğu şirkette de benzer şeyler yaşandı, biz nispeten en hafif yaralarla kurtulan şirketlerdeniz.
Pandemi iyi anlamda sizin şirketinize, bu mesleğe neler kattı? Dijitalleşme neleri değiştirdi?
Şirket özelinde esnek ve kolay uyum sağlayabilen bir yapımız olduğunu gördük, süreci iyi yönettik. Online iletişim işimizi hem zorlaştırdı hem kolaylaştırdı. Yollarda geçen zamanı bertaraf etmiş olsak da, bir yandan işimiz iletişim olduğundan dolayı yüz yüze olamamak zorlayıcı da oldu. Online yılbaşı partisi bile yaptık. Bir sürü şeyin online yapılabildiğini ve nasıl yapılabileceğini öğrendik. İş yapış şekillerimizde değişiklikler oldu.
Bir kurumsal iletişim kampanyası/etkinliği yaparken nelere dikkat ediyorsunuz?
Aklına gelebilecek en gereksiz gözüken detayların bile olduğu bir to-do list çok önemli. Her şeyi onun üzerinden planlıyor olmak, hiçbir şeyi atlamamak ve unutmamak için çok önemli. Aksaklıklara karşı tedbirli olmak, plansız isteklere karşı hazırlıklı olmak için insanı güvende tutan bir şey. Davetli listesi, mekanlar, hatta müziğe kadar organizasyon önemli. Doğru partnerlerle çalışıyor olmak önemli; senin briefini algılamaları, senin şirketinden biriymiş gibi bakıyor olmaları önemli. Back-up planları olması kriz yönetimi için önemli. Bu bir etkinlik bile olsa sonuçta bir amaç için olduğundan dolayı, briefin iyi hazırlanmış ve iyi algılanmış olarak uygulamaya geçirilmesi gerekiyor. Kötü briefe bir örnek olarak Kurukahveci Mehmet Efendi’nin reklamı var. Sonuç olarak etkinlik ne kadar iyi planlanırsa planlansın Murphy Kanunları çalışıyor, ama ne tür bir aksaklık çıkarsa çıksın iyi planlanmış bir etkinliğin sorunlarını sadece sen görüyorsun.
Kurumsal iletişim olarak yönetimin kararlarına ne kadar yakınsınız/yönetim sizin kararlarınıza ne kadar yakın?
Biraz kat edilecek yolumuz var o konuda. Bir taraftan genel müdür yardımcısına bağlı olmam güzel, ben bütün yönetim kurulu toplantılarına katılıyorum. Yine de Aygaz özelinde biraz yol kat etmemiz gerekiyor. Aygaz sektörden dolayı biraz daha satış ve kâr amacı odaklı bir şirket. Genel müdürümüz de finans kökenli bir genel müdür, formasyonu dolayısıyla bakış açısı gayet normal. İtibara yönelik iletişim uzun vadede getirisi olan bir alan. Aygaz’ın köklü marka olmasının ekmeğini yiyoruz. Çok üst yönetim kararlarında söz hakkımız olmasa da fikirlerimiz sürece dahil ediliyor. Fakat yine de daha fazla dahil olmalı.
Röportajı Hazırlayan; Arda Beceren
