Breaking News

Popular News

Enter your email address below and subscribe to our newsletter

Büşra Karbal ile Halkla İlişkiler Üzerine Söyleşi

Share your love

GoodWorks İletişim Danışmanı Büşra Karbal ile Halkla İlişkilerin geçmişi ve bugünü, sektörde başarılı olmak için gereken özellikler, staj süreci, gelişen teknolojinin sektöre etkisi gibi birçok konu hakkında verimli bir röportaj gerçekleştirdik.

Eğitim, kariyer geçmişinizden bahseder misiniz?

Merhaba, ismim Büşra Karbal, Akdeniz Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Tanıtım bölümü mezunuyum. Aslında çok uzun bir kariyer geçmişim henüz yok 2017 mezunuyum. Mezun olduktan sonra stajıma A&B İletişim A.Ş’de başladım, bu konuda şanslıydım birazcık. A&B’de 6 ay staj yaptıktan sonra farklı bir ajansa geçiş yaptım. Şu an ise yaklaşık 2.5 yıldır GoodWorks İletişim Danışmanlığı’nda çalışmaktayım. Dijital PR, Kriz İletişimi alanlarında görev alıyorum. Böyle 5 yıllık bir kariyer geçmişim mevcut.

Halkla ilişkiler ve kurumsal iletişim olarak neler yapıyorsunuz?

Bu soruyu bir ajans bakış açısıyla söyleyebilirim ki bir kurumdan veya bir organizasyondan bahsediyorsak genel olarak, ‘’ihtiyacı ne’’ ona bir bakmak lazım. Eğer yeni bir planlama yapılacaksa, bir krizi mevcutsa, bunun iletişiminin nasıl yapılacağı. Bir kimliğe ihtiyacı bunu nasıl sağlayabiliriz gibi bir amacımız olduğu söylenebilir. Bu konuda ise markayı iyi anlayabilmek çok önemli. Yeri geldiğinde markayı markadan daha iyi tanımanız gerektiğini düşünüyorum. Bunun dışında kurumun, bir kurumsal sosyal sorumluluk projesine mi ihtiyacı var, dijitalde birtakım şeylere mi ihtiyacı var gibi soruları öngörüyor olmak gerekiyor. Bu konuları standart bir medya iletişimi altında da toplayabiliriz, örneğin basın bültenleri ya da bir markanızın yöneticisiyle yaptığınız röportaj çalışması gibi geleneksel medya kısım ayağı şeklinde olabilir. Dijital de ise Influencer Marketing, yeni medya araçlarını da kullanarak markanın veya kurumun ihtiyaçlarını karşılama amacı güdüyoruz.

Geçmişte ve bugün yapılan halkla ilişkiler çalışmaları arasında ne gibi farklılıklar var?

İletişim durmayan bir olgu, teknoloji geliştikçe evriliyor, yenileniyor farklı akımlar ortaya çıkıyor ve aslında kısaca halkla ilişkiler ve kurumsal iletişimin kapasitesi genişliyor diyebiliriz.

Önceden geleneksel bir yapı varken standart kurumsal iletişim dediğimizde ya da, medya, kriz, iç iletişim gibi biraz daha haber üzerine olan bir sektör varken artık günümüzde dijital diye bir olgu var. Sizin de çok iyi bildiğiniz üzere artık ‘’Dijital PR’’ dediğimizde akla gelen şey yeni nesil medya araçları. Mesela Aposto, Oksijen Gazetesi, Hürriyetin YouTube sayfası gibi yayınların gelmesiyle bir dijitalleşme mevcut. Bildiğiniz üzere bizim aslında asıl mesleğimiz haber veya bir şeyin haber değeri gütmesi. Bugün Ayşe Arman’ın Hürriyet’ten ayrıldıktan sonra bireysel olarak sosyal medya üzerinden haber sağlamaya devam etmesi gibi örnekleri var. Teknoloji geliştikçe bizim işlerimizin kapsamı büyüyor aslında diyebiliriz. Ama yine de hala bir acı gerçeği dile getirmek istiyorum, markalar sizden ay sonu yaptığınız rapordaki basılı haber adetinden hesap sorar, bu hala güncel bir gerçek. Yani uzun lafın kısası halkla ilişkiler çalışmaları gelişiyor, gelişmeye devam edecek fakat bir yandan da gelenekselliğini hala sürdürüyor.

Teknolojiyle birlikte halkla ilişkiler çalışmalarının sürekli geliştiğini söylemiştiniz, peki sizce bu gelişme daha nereye kadar evrimleşebilir?

Şöyle ki, uzun bir süredir Metaverse gibi bir dünyadan bahsediyoruz. NFT’ler gibi şeyler artık hayatımızın bir parçası. Tamamen dijital bir dünya söz konusu, bu yüzden ben bu gelişimin yavaşlayacağı veya biteceği bir noktayı düşünemiyorum. Teknoloji geliştikçe bizlerin sosyal medya alışkanlıkları da değişecek bunlar geliştikçe halkla ilişkiler çalışmaları da her zaman gelişmeye devam edecek diye düşünüyorum.

Reklam ve halkla ilişkiler sektörlerine baktığımız zaman, başarılı olmak için ne gibi kriterlere ihtiyacımız var?

Şöyle söyleyebilirim, yaratıcılık günümüzde her yerde her şeyin içinde mevcut. Artık mesele sadece haber yazmaktan geçmiyor. Uygulanabilir, ayakları yere basan fikirler bulabilmek şu sıralarda en özel en kıymetli şeyler. Başarıya giden yolun da buradan geçtiğini düşünüyorum.

Türkiye’deki ve dünyadaki halkla ilişkiler yaklaşımı sizce nasıl değerlendiriliyor?

İletişim biraz önce dediğim gibi dönüşüyor ve kapsama alanımız genişliyor bu anlamda da yetkinliklerimiz artıyor, donanımlarımız artıyor. Dünyada bence halkla ilişkiler ve iletişimin yapıtaşlarının genişlemesi, profesyonellere güven yaratan sağlam bir itibara sahip kuruluşlar oluşturmak için yol göstermek bununla birlikte kaynakları kullanabilmek yani ülkemizde de dünyada da bu şekilde ilerliyor, yapılan çalışmalar yapılan projelerin ve faaliyetlerin hepsinde aslında bu var.

Dünyadaki ve Türkiye’deki halkla ilişkiler yaklaşımı kurumun biraz da ismine bağlı diyebilir miyiz?

Evet kesinlikle, ismine, bütçesine özellikle bütçe ve faaliyet alanları çok kıymetli bu noktada. Markanın imajı ne kadar büyük oluyorsa yatırımları da o kadar büyük oluyor. Benim kendi fikrim ne kadar doğru yatırım yapılırsa arkasından da bir o kadar başarı elde ediliyor. Bir işi doğru anlatabilmek, doğru iletişim araçlarıyla o işi doğru ifade edebilmek çok kıymetli. Yani marka ismine son derece katılıyorum ama şunu da unutmamak lazım anlatacağımız şeyi doğru ifade edebilmek yani biz kamuoyuna ne anlatıyoruz bunu doğru iletişim araçlarıyla, doğru stratejiyle anlatabilmek çok kıymetli ancak şunu da unutmamak lazım bu benim kendi görüşüm bir işe yapılan yatırım her zaman daha etkili olur.

Halkla ilişkiler birimi olarak yönetim kararlarına ne kadar yakınsınız?

İletişim için konuşuyorsak aslında o kararların en başından beri içerisindeyiz diyebilirim. Yani bu iletişimi paralel yürütmek önemli, aynı dili konuşabilmek önemli yani bir çalışmanın ya da şirketin içerisinde bir yapılanmanın doğru ifade edilmesini sağlamak zorundayız. Yani dolayısıyla paralel bir yapıda ilerlemek önemli her zaman aynı fikirde olamayabiliyoruz ama doğru ifade edebilmek ve yöneticiye bunu doğru aktarmak çok kıymetli çünkü krizler de bu işin bir parçası yanlış iletişim markayı krize götürür.

Bir halkla ilişkiler etkinliğini veya kampanyasını yaparken hangi süreçlere nasıl dikkat ediyorsunuz?

İlk öncelikle ihtiyaçların belirlenmesi. Markanın verdiği brife, istediği konsept. En başında uygulanan ihtiyaç doğrultusunda yapılan bir hazırlık aşaması mevcut. Hazırlık aşamasında izlenilen süreç; konu kapsamında araştırma yaparak, muadil projelere bakılıyor. Daha öncesinde böyle bir proje yapılmış mı, yapılması istenen konu ile alakalı daha öncesinde farklı kurumlar, şirketler tarafından araştırması yapılmış mı? Bunlar hazırlık aşamasında incelenen unsurlar. Hazırlık aşamasından sonra strateji aşaması geliyor. Stratejinin nasıl yürütüleceği, konumlandırması, iletişim araçlarının belirlenmesi, ses gruplarının belirlenmesi süreçleri birbirini izliyor. Hedef kitle önceden belirlenmiş oluyor. Strateji kısmında hedef kitleye bu fikrin nasıl sunulacağı üzerine çalışmalar yapılıyor. Araştırma düşünme aşamasından sonra ise iletişim araçlarının belirlenmesi geliyor. Fikirlerin tartışıldığı bir süreç oluyor, bulunan fikirler alt fikirler ve medya ile destekleniyor. Bu sürecin uygulama ve çıktı tarafı oluyor. Medya tarafında bunun nasıl sunulacağı, hangi mecralarda sunulacağı basın bülteni, röportaj kanalı nasıl anlatılmak isteniyorsa o şekilde sunuluyor. Son olarak raporlama aşaması geliyor bu işten nasıl bir veri alındı ne kadar reklam eş değeri oldu, ne kadar erişim alındı gibi veri sonuçlarına bakılıyor.

Sektörde yeni başlayacak stajyerler tam olarak ne gibi işler yapıyorlar ve staj süreci nasıl bir işleyiş içerisinde?

Genel anlamda, kendilerinden daha tecrübeli çalışanlara destek oldukları söylenebilir. Bunun dışında haber, sosyal medya unsurlarının ve firmaların, müşterilerin basılı yayınlarının takibini yapmaktalar.

Staj sürecinin olumlu yönlerinden bahsedecek olursak insanlarla yeni ilişkiler kurmak, sosyalleşmek ve bir network oluşturmak, bunun yanı sıra iş ve sektör hakkında daha detaylı, kapsamlı bir bilgi edinmek ve son olarak da sektörde yer edinmiş bilgili insanlarla çalışarak deneyim kazanmak denilebilir.

Röportajı Hazırlayanlar; Görkem Demirel, Orkun Altay, Talha Yiğit Türker

Împărtășește-ți dragostea
Ahmet BULDUR
Ahmet BULDUR
Articole: 41

Lasă un răspuns

Adresa ta de email nu va fi publicată. Câmpurile obligatorii sunt marcate cu *

Stay informed and not overwhelmed, subscribe now!