Breaking News

Popular News

Enter your email address below and subscribe to our newsletter

Ayşegül Kulu İle Halkla İlişkiler Üzerine Söyleşi

Share your love

ÜNİTE Edelman Kurumsal İtibar ve Marka İletişimi Başkan Yardımcısı Ayşegül Kulu ile iletişim mezunu öğrencilerin sektördeki yeri, halkla ilişkiler tanımı, etkinlik ve kampanyalarda sürecin nasıl işlediği gibi birçok konudan bahsettiğimiz bir röportaj gerçekleştirdik.

Kendinizi tanıtır mısınız; Hangi okulda okudunuz? Şu anki çalıştığınız şirkete nasıl geldiniz? Hangi şirkette ve hangi pozisyonda çalışıyorsunuz?

İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesinden 2003 yılında mezun oldum. Üniversitede bölümüm Halka İlişkiler ve Tanıtımdı. Bölümün iş hayatında öğrenilecek dinamikleri içermesini gerekli gördüğüm için 3. senenin yaz döneminden itibaren çalışmaya başladım.

İlk olarak bugün İletişim Danışmanlığı Şirketler Birliği (İDA) o zaman PRCI Turkey olarak faaliyet gösteren meslek birliğinin grup şirketlerine yönelik sınav ve mülakat kapsamında gerçekleştirilen staj programına katıldım. İlk yaz stajımı genel merkezde yaptım. Kış döneminde de okulla birlikte birliğin üyesi iletişim danışmanlığı şirketlerinde proje bazlı ve dönemsel stajla sürecime devam ettim.

Mezuniyet sonrası sırasıyla Departman Medya, YeniRenk, Tikle ve Sodamedya’da farklı iletişim pozisyonlarında çalıştım. ÜNİTE Edelman öncesinde de bir yıl kültür-sanat projelerine yönelik ‘serbest iletişim danışmanlığı’ yaptığım bir dönem oldu.

Son 12 yıldır ÜNİTE Edelman’da farklı pozisyonlarda kariyerine devam ediyorum. Marka Yönetmeni olarak dahil olduğum ÜNİTE ailemde sırasıyla Direktör, Grup Koordinatörü ve son bir yıldır Kurumsal İtibar ve Marka İletişiminden sorumlu Başkan Yardımcısıyım.

Hangi özelliklerinizi, yeteneklerinizi halkla ilişkiler departmanına uygun buluyorsunuz?

Mesleğimiz farklı fakülte ve disiplinlerden mezunlar tarafından her zaman tercih ediliyor. Sektörümüzde rekabet sadece iletişim fakültesi mezunları arasında olmuyor. Evet iletişim fakültesinden mezun olmak mesleğe başlarken önemli, biz de ekibe katılan yeni çalışma arkadaşlarımızın iletişim fakültesi deneyimini önemsiyoruz. Ama bu alana ilgi duyan farklı fakültelerden mezun arkadaşların da katıldığı dönemler oluyor.

Ben de bir iletişim fakültesi mezunu olarak aldığımız eğitimi ve sektörle iç içe olmayı önemsiyorum. Genel duyduğumuz “insan ilişkilerinde iyiyim” klişesinin ötesinde araştırmacı bakış açısı, çok yönlü olayları analiz edebilme, içerik üretimine yatkınlık ve yeniliklere açıklık gibi konularda öne çıkacak bir ışık olmalı.

Halkla ilişkileri nasıl tanımlıyorsunuz?

Açıkçası üniversiteden mezun olduğum döneme göre farklı tanımlıyorum. Daha doğrusu tüm iletişim disiplinlerinin iç içe geçtiği bir dönemde, halkla ilişkilerin tek başına eski anlamlarını tam karşıladığını da düşünmüyorum.

Konvansiyonel ve dijital tüm platformlardan markaların iç ve dış tüm paydaşlarına yönelik iletişim stratejilerinin karşılanabilmesi adına entegre iletişim danışmanlığının öne çıktığını görüyoruz. Özellikle son 10 yıllık dönemde yaşanan gelişmelerle tüm iletişim disiplinlerine yönelik çalışmaları birbirini tamamlar hale geldi. Eski dönemin halkla ilişkiler şirketleri de ciddi bir dönüşüm yaşadı.

Biz de ÜNİTE Edelman olarak ulusal ve uluslararası kurum/marka portföyümüze iş ve pazarlama hedefleri doğrultusunda bütünleşik iletişim danışmanlığı sunuyoruz.  

Siz ne tür faaliyetler gerçekleştiriyorsunuz?

Dünyanın lider iletişim grubu Edelman’ın Türkiye’deki münhasır temsilcisi olarak, entegre iletişim yaklaşımımızla sadece Türkiye’de değil küresel çözümler de üretiyoruz. Değişen iletişim ortamında, müşterilerimizin marka değerini yükseltmeyi, itibarını güçlendirmeyi ve ekosisteminde güven tesis etmesini sağlıyoruz. 

ÜNİTE Edelman olarak geleneksel ve dijital çözümlerden oluşan bir seçki ile markalarımızın paydaşları ile sağlıklı, güçlü ve etkili iletişimini yönetiyor ve değer üretiyoruz. Kritik süreç ve kriz yönetiminde etkili çözümler sunuyoruz.  İşimizin etki ve değerini; araştırma, ölçüm ve analiz ile tescilliyoruz.

Halkla ilişkiler etkinliğini veya kampanyasını yaparken hangi süreçlere dikkat ediyorsunuz?

Detaylı planlama, ekip yapısı içinde görev dağılımının sağlıklı yapılması, içerik üretimi ve kampanya değerlendirme kriterlerinin projeye başlarken baştan marka ile birlikte belirlenmesini önemsiyoruz. Planlama, Aksiyon-Saha Çalışması ve sonrası Değerlendirme süreci olarak doğru bir zaman planlaması ve görev dağılımı iş sonuçları için çok çok önemli.

Yönetim boyutunda halkla ilişkilerin yeri neresidir? Katılımcı bir iletişim anlayışı var mı? Yönetimin aldığı kararların neresinde duruyorsunuz? 

İletişim yönetimi departmanları Türkiye’de de uzun dönemdir üst yönetime doğrudan bağlı çalışıyor. İstisnai durumlar elbet olabilir ama doğrudan kurumsal iletişim ekipleri CEO ve Yönetim Kurulu ile birebir çalışmalı.

Şirketlerin itibarı için iletişimden hiçbir dönem vazgeçilmemesi gerekliliği ülkemizde de görülüyor. Kurumsal itibar yönetimi, kriz yönetimi, sosyal marka yönetimi gibi alanları içinde barındıran bir hizmet doğrudan stratejik yatırım gerektirdiği için katılımcı ve doğrudan üst yönetim ile birebir bir yapıda olmalı.

Biz iletişim danışmanlığı şirketleri de genel olarak CEO ve C-Level pozisyonlarla doğrudan çalışıyoruz.

Pandemi öncesi, pandemi dönemi ve sonrası dönemlerde neler yaptınız? Ne gibi değişimler oldu?

Pandemi döneminde çok hızlı bir dönüşümü iletişim sektörü de yaşadı. 2,5 yıl öncesi döneme göre baktığımızda iş yapış şekilleri ve planlama süreçleri öngörülerimizin ötesinde dönüştü. Son yıllarda her zaman dijitalleşmeden konuşuyorduk ama her yeni gün daha fazla dijitalleşiyoruz.

Markalar hakkında fikir sahibi olmak için ilk olarak sosyal medya hesaplarına bakıyoruz. Ama tüm mecralardan etkileniyoruz. Biz iletişim danışmanlarında da artık markaların tüm iletişim kanallarında doğru konumlandırılabilmesi adına daha çok değişkeni barındıran ve çeviklik gerektiren bir dönem yaşıyoruz.

İçeriği üretenler, okuyanlar ve yayanlar; herkes anlamlı içerik peşinde. Marka kimliğiyle uyumlu sosyal yatırım alanlarını belirleyen ve anlamlı her markanın fark yaratacağı bir dönemdeyiz.

Halkla ilişkiler departmanında staj yapmak isteyen biri için beklentileriniz nelerdir?

Çalışma isteğinin olması, sorumlu yaklaşımı benimsemesi, araştırma ve değerlendirme süreçlerinde yenilikçi bakış açısı ile katkı sağlaması, kendini ekibin bir parçası olarak görerek işlere gönüllü olması, farklı çalışma disiplinlerine açık olması ve zaman yönetiminde hassasiyet göstermesi ilk etapta yeterli.

Önümüzdeki 5 yılda Halkla İlişkilerde ne gibi gelişmeler yaşanabilir sizce? Nereye evriliyor?

Teknolojinin gün geçtikçe ilerlemesi her alanda olduğu gibi halkla ilişkiler alanında da kalıcı bir etki bıraktı. Artık yapay zeka, sanal gerçeklik gibi terimler var hayatımızda. Canlı yayınlar aracılığıyla ürün tanıtımı yapıyor, markalı içerikler üretiyoruz. Dijital Hikaye Anlatımı, Influencer Marketing ön planda. Gerçek Zamanlı Pazarlama odaklı ilerleneceğini düşünüyorum. Günümüzde ve önümüzdeki 5 yıl içinde bunları daha çok konuşacağız. 

Röportajı Hazırlayanlar: Berra Kurtbaş, İlayda Budak, Özge Sevilen, Sümeyra Özler

Împărtășește-ți dragostea
Ahmet BULDUR
Ahmet BULDUR
Articole: 41

Lasă un răspuns

Adresa ta de email nu va fi publicată. Câmpurile obligatorii sunt marcate cu *

Stay informed and not overwhelmed, subscribe now!